يَا مَوْلَانَا، زَيِّنْ أَعْمَالِي بِإِخْلَاصِكَ. وَوَجِّهْ جَمِيعَ نِيَّاتِي لِرِضَاكَ وَحْدَكَ. اِحْفَظْنِي مِنَ الرِّيَاءِ وَالْمُجَاهَرَةِ فِي كُلِّ قَوْلٍ وَفِعْلٍ. اِجْعَلْ عُبُودِيَّتِي خَالِصَةً لَكَ، فَأَطْلُبَ قَبُولَكَ لَا تَقْدِيرَ غَيْرِكَ.
Yâ Mevlânâ, zeyyin a'mâlî bi-ihlâsık. Ve veccih cemîa niyyâtî li-rıdâke vahdek. İhfıznî mine'r-riyâi ve'l-mücâhereti fî külli kavlin ve fi'lin. Ec'al ubûdiyyetî hâlisaten lek, fe-atlube kabûlek lâ takdîra ğayrik.
Ey Mevlam, amellerimi sadece Senin için yapma niyeti olan ihlâsınla güzelleştir. Bütün niyetlerimi yalnızca Senin rızana yönelt. Her sözümde ve her işimde beni gösterişten ve başkalarına duyurma arzusundan uzak tut. Kulluğumu sadece Senin için halis kıl ki, başkalarının takdirini değil, yalnızca Senin kabulünü arayayım. Bu, kullukta saflık ve samimiyet arayışıdır.