← Hikmet Sözleri

Vahdet-i Vücud mertebesi, sülukun belirli bir halidir, nihai hedefi değildir. Gerçek marifet, varlığın ancak Allah’a ait olduğunu müşahede edip, kendi

Vahdet-i Vücud mertebesi, sülukun belirli bir halidir, nihai hedefi değildir. Gerçek marifet, varlığın ancak Allah’a ait olduğunu müşahede edip, kendi varlığını tamamen yoklukta görmektir; bu ‘vahdet-i şuhud’dur.

— İmam Rabbani, Mektubât

İmam Rabbani, Vahdet-i Vücud’u inkar etmez, ancak bunu bir ‘hal’ ve ‘makam’ olarak görür. Bu, salikin manevi yolculuğunda Allah’ın tecellileri karşısında kendi varlığını kaybedip her şeyi O’ndan görmesi halidir. Ancak bu, ‘O’nunla birleşmek’ anlamına gelmez. Nihai hakikat, yaratıcının ayrı, yaratılanın ayrı olduğunu bilmek, fakat tüm varlığın O’nun kudret ve iradesiyle ayakta durduğunu müşahede etmek olan Vahdet-i Şuhud’dur. Bu, mutlak tevhidin bir ifadesidir.