Sükr (manevi sarhoşluk) anları, coşku halleri olsa da, tasavvufun kemal noktası sahw (aygınlık) halidir. Zira sahw, Hakk ile halk arasındaki vazifeleri dengede tutmayı gerektirir.
— Cüneyd-i Bağdadi, Resâil
Cüneyd’in tasavvufunda ‘sahw’ önemli bir yer tutar. O, coşku ve vecd hallerini (sükr) bir başlangıç olarak görürken, gerçek kemaletin aygınlıkta, yani şuur ve farkındalık halinde olduğunu vurgular. Sahw hali, sufinin ilahi hakikatle olan derin bağını korurken, aynı zamanda dünya işlerini ve insani sorumluluklarını ihmal etmeden yerine getirebilmesidir. Bu, şeriata uygun bir yaşam sürme ve topluma faydalı olma bilincini içerir.