إِلَهِي، بِهَذَا الْقَلْبِ الَّذِي يَشْتَعِلُ بِمَحَبَّتِكَ، إِلَيْكَ أَقْبَلْتُ. ذُنُوبِي لَيْسَتْ سِوَى حِجَابٍ لِهَذَا الْعِشْقِ. أَحْرِقْ كُلَّ عُيُوبِي بِنَارِ حُبِّكَ، وَطَهِّرْنِي. أُرِيدُ أَنْ آتِيَ إِلَى حَضْرَتِكَ عَبْدًا مُمْتَلِئًا بِمَحَبَّتِكَ.
İlâhî, bi hâzâ'l-kalbi'l-lezî yeşte'ilü bi muhabbetike, ileyke akbeltü. Zunûbî leyset sivâ hicâbin li hâzâ'l-ışkı. Ahrik külle uyûbî bi nâri hubbike, ve tahhirnî. Ürîdü en âtiye ilâ hadratike abden mümteli'en bi muhabbetike.
Yüce Rabbim, kalbimi dolduran sonsuz muhabbetinin ateşiyle günahlarımdan arınmak üzere huzuruna geldim. İşlediğim her kusur, Senin aşkının nuruna düşen bir gölge gibiydi. Şimdi bu ilahi aşkın gücüyle, o gölgeleri tamamen yok etmeni, beni temizlemeyi ve kalbimi sadece Sana adanmış bir sevgiyle doldurmanı diliyorum. Tevbem, Sana olan derin sevgimin bir yansımasıdır.