Fenâ, kulun kendi varlığından geçmesi, Hak’tan başka her şeyi unutmasıdır. Bakâ ise, fena halinden sonra, kulun yine Hak ile kalması, ancak bu sefer ilahi emir ve yasaklara daha sağlam bir şekilde sarılarak hayata dönmesidir.
— İmam Rabbani, Mektubât
Tasavvuf yolculuğunun önemli duraklarından Fenâ, kişinin benliğini ve nefsini yok etmesi, Allah’tan gayrı her şeyi gönlünden çıkarması halidir. Ancak İmam Rabbani’ye göre gerçek kemalat, bu fenâdan sonraki bakâ halindedir. Bakâ, kulun tekrar dünya hayatına dönmesi, fakat artık ilahi nurla aydınlanmış, nefsinden arınmış bir kalp ile Allah’ın emirlerine riayet ederek yaşamasıdır. Bu durumda kul, hem Hak ile hem de halk ile doğru bir ilişki kurar, nefsani arzulara kapılmaz.