Kalpler, zikirle dirilir. Zikir ise kalplerin cilasıdır. Her şeyin bir cilası vardır, kalplerin cilası ise Allah’ı anmaktır.
— İbn Atâullah el-İskenderî, Hikem-i Atâiyye
Bu söz, tasavvufta zikrin merkezi rolünü açıklar. İbn Atâullah, gafletle paslanmış, dünya kaygılarıyla kirlenmiş kalplerin ancak Allah’ı anmakla arınabileceğini ve yeniden canlanabileceğini ifade eder. Zikir, sadece dilde tekrar edilen kelimelerden ibaret değildir; aynı zamanda kalbin Allah ile sürekli bir bağ kurması, O’nu hatırlaması ve O’nunla hemhal olmasıdır. Bu sürekli hatırlayış, kalpte manevi bir ışık yakar ve onu ilahi hakikatlere açar.