Nefsin arzularını terk etmedikçe, ruhun kanatları özgürlüğe kavuşamaz. Gerçek hürriyet, benliğin esaretinden kurtulmaktır.
— Necmeddin Kübra, Fevâihu’l-Cemâl
Tasavvufun temel prensiplerinden olan nefs tezkiyesi, burada vurgulanır. Nefsin istekleri, insanı dünyevi bağlara hapseder ve ruhun yükselişine engel olur. Bu arzuların terk edilmesi, yani onlara boyun eğmeme, bireyin içsel özgürlüğe ulaşmasını sağlar. Gerçek özgürlük, dışsal kısıtlamalardan ziyade, benliğin ve egonun dayattığı sınırlamalardan kurtulmakla elde edilir. Bu durum, ilahi aşka ve hakikate açılan kapıdır.