إِلَهِي، أَسْكِرْ قَلْبِي بِخَمْرَةِ مُحَبَّتِكَ، وَأَغْرِقْ رُوحِي فِي بَحْرِ وَجْدِكَ. دَعْنِي أَتِيهُ فِي عَالَمِ قُدْسِكَ، مُتَغَافِلًا عَنِ الْأَغْيَارِ. يَا سَاقِيَ الْأَرْوَاحِ، أَذِقْنِي شَهْدَ قُرْبِكَ حَتَّى أَصِلَ إِلَى غَيَابَةِ الْغَيْبِ.
İlâhî, eskir kalbî bihamratî muhabbetike, ve ağrık rûhî fî bahri vecdike. Da'nî etîhu fî âlemi kudsike, mutegâfilen anil-ağyâr. Yâ Sâkıyel-ervâh, eziknî şehde kurbike hattâ esıle ilâ gayâbetil-gayb.
İlâhî, kalbimi muhabbetinin şarabıyla sarhoş et ve ruhumu vecdinin denizinde boğ. Beni kutsiyet âleminde şaşkınlık içinde dolaşmaya bırak, ağyârdan gafil olarak. Ey ruhların sâkisi, bana yakınlığının balını tattır ki gaybın derinliklerine ulaşabileyim. Bu dua, kulun ilahi aşkın coşkusuyla kendinden geçme, dünyevi kaygılardan uzaklaşma ve Hakk'ın tecellileri karşısında mest olma arzusunu ifade eder. Sekr hali, yoğun cezbe ve ilahi neşe ile doludur.