Hakiki aşk, suretleri aşan, manaya yönelen bir ateştir. Bu aşk, kulun benliğini eritip, onu sevgilinin varlığında fâni kılar.
— Sünbül Sinan, Mektuplar
Tasavvufi aşk, maddi ve geçici sevgilerin ötesinde, Mutlak Varlık olan Allah’a duyulan derin ve yakıcı bir muhabbettir. Bu aşk, seveni kendi benliğinden, yani nefsinden soyutlayarak, tüm varoluşu ilahi bir tezahür olarak görmeye yöneltir. Aşkın ateşiyle yanan kalp, ikiliği kaldırır, kulun ‘ben’liğini eritir ve onu sevgilinin vahdet denizinde yokluğa, fena makamına ulaştırır. Bu, sadece bir duygu değil, tüm varlığı kuşatan bir idrak ve yaşam biçimidir.