Tarikat ve hakikat, şeriatın hizmetkarıdır. Şeriatsız bir tarikat veya hakikat iddiası, sapıklıktan başka bir şey değildir.
— İmam Rabbani, Mektubât
İmam Rabbani’ye göre, tasavvuf yolculuğunun her aşaması Şeriat’ın sınırları içinde kalmak zorundadır. Şeriat, ilahi emir ve yasakların bütünü olup, hakikate ulaşmanın tek sağlam zeminidir. Bir dervişin yaşadığı manevi haller veya keşifler, eğer Şeriat’ın hükümlerine aykırı düşerse, bunlar batıl ve şeytani sayılır. Gerçek velayet, ancak Peygamber’in (s.a.v.) sünnetine tam bir bağlılıkla mümkündür. Şeriat, hem başlangıç hem de sondur; tasavvuf, onu derinleştiren bir yoldur.