İnsan Kâmiliyetinin İmkânsızlığı ve Adalet Prensibi

Ömür yolculuğunda zaman ilerledikçe ve insanlarla daha çok muaşeret ettikçe, bu fani âlemde kâmil bir insan bulunmadığını idrakine varacaksın. Zira her kişinin hem kusurları hem de meziyetleri vardır; lakin kiminin iyi vasıfları kötü olanlara galebe çalar da şahsiyeti hayırla vasfedilir, kiminin ise tam tersi.

Yine idrak edeceksin ki, her zellede yahut her sürçmede takılıp kalmamak hikmetin gereğidir; bilhassa da madeninin asaletini ve cevherinin güzelliğini bildiğin yakınlarından ve sevdiklerinden sadır olmuşsa. Elinden geldiğince göz yummaya bakmalı, onların karşısına sizi bir araya getiren kadim muhabbet ve adalet terazisini koymalısın. Bu terazi ki, kerem ehli için “kusuru affetme” prensibini bir vecibe addeder. Onlarla birlikte şairin şu sözünü hatırlamalısın: “Şayet bir hatası olsa da, nice bin hayrı vardır ardından gelen.” Ve diğer şairin sözünü: “Bir dost bir günahla gelse de, binlerce güzelliği şefaatçi kesilir ona.”

İnsanî münasebetlerdeki bu derin manaları ise ancak gerçek vefakârlar, çetin imtihanlardan geçmiş gönül erleri ve kusur arayıcısı olmayanlar idrak edebilir. – Şurûk el-Kavîmî