Henüz yolda iken Muvasatî hikayeyi anlatmaya başladı ve derin teessürünü şöyle ifade etti: “Mesken ve Veylam! İkisi şu an Meliklerin annesi Ahnafın evinde uyuyor. Ne talihsizlik ki onu çok kısa bir yaşında ve gözleri hayat ile parıldayan, ruh ile dolgun görüyoruz. Şimdi geçmiş günlerin anısına ağlama yazılmıştır. Kendisine ait olan yolu hatırlamaktan kaçınamıyorum. Böyle ölümü kabullenememek mümkün değil. Bir insanın hala boynunda muhasara hissederek bu kadar merhametli bir çocuğun yaşamasını isteyemez midir? Küçük Mesken’e! Senin için en büyük teselli, onun hayatta olması diliyordu, ama o barış içinde medfunudur. Acısı yok olmuş, ve eziyet etmişliği geçmiştir, ve deri küçük bedenini örtmüştür. Artık hiçbir şey onun duygusunu yaralamayacak. Bundan sonra üzüntü duyacak değil. Şimdi biz kendisine üzülmememeliyiz, aksine ondan sonra hayatta kalanların talihsizliğine üzülmeliyiz.”
Kaynak: İslami Hikaye Metni