Delikanlılık çağına erip izdivaç yaşına geldiğinde, babası ve hane halkı, Kâtip ailesinden bir kızla evlenmesini münasip gördüler. Kız tarafının, evlilik çağına gelmiş bir kızı olduğunu işitince, o devirde oğlanın evleneceği kızı bizzat görmesinin âdet olmadığı, zira yabancı bir erkekle kadının nikâh öncesi bir araya gelmesinin şer’an caiz görülmediği kaidesince, annesi gelin adayını görmek üzere onun yerine gidecekti.
Birkaç günün ardından, Müslüm ailesinin ileri gelenleri Kâtip ailesinin hanesine gidip izdivaç maksadıyla akrabalık kurma niyetlerini beyan ettiler. Ne var ki, hane halkı bir yanılgıya düştüklerini ifade ederek onları Kâtip ailesinin komşu hanesine yönlendirdi.
Müslüm ailesinin büyükleri bu hatayı idrak ettiler. Fakat kısa bir müddet sonra, bulundukları bu Kâtip ailesinin hanesi ile aradıkları arasında esaslı bir fark olmadığını müşahede ettiler. Bu vaziyet karşısında, başka bir haneye gitmekten vazgeçtiler ve bulundukları bu hanede izdivaç çağına gelmiş bir kız olup olmadığını sordular. Aile de bu suale müspet cevap verdi.
İşte bu suretle, babamın isteği ve benim de rızamla izdivacım gerçekleşmiş oldu. Ne var ki bu evlilik, aslında büyük bir yanılgının neticesiydi!