يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ، يَا مُنَوِّرَ الْأَبْصَارِ، اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ الْأَشْيَاءِ إِلَيَّ فِي هَذَا الْمَسَاءِ. املأْ قَلْبِي بِمَحَبَّتِكَ الْخَالِصَةِ الَّتِي لَا تَزُولُ. أَنْزِلْ عَلَيَّ سَكِينَةَ الْخُشُوعِ وَالْخُضُوعِ لِعَظَمَتِكَ، وَاجْعَلْ لَيْلِي سَبَبًا لِلْقُرْبِ مِنْكَ وَالْفَنَاءِ فِيكَ يَا وَدُودُ.
Yâ Mukallibe'l-Kulûb, yâ Münevvir'el-Ebsâr, ic'al hubbeke ehabb'el-eşyâi ileyye fî hâzâ'l-mesâi. İmla' kalbî bi-mehabbetike'l-hâlisati'l-letî lâ tezûl. Enzil aleyye sekînete'l-huşû'i ve'l-hudû'i li-azametike, ve'c'al leylî sebeben li'l-kurbi minke ve'l-fenâi fîke yâ Vedûd.
Ey Kalpleri Evirip Çeviren, Ey Gözleri Nurlara Boğan! Bu akşam senin sevginin bana her şeyden daha sevimli olmasını nasip eyle. Kalbimi, asla zail olmayan halis muhabbetinle doldur. Azametin karşısında bana huşu ve boyun eğiş sükunetini indir. Gecemi sana yakınlaşmaya ve sende fena bulmaya bir vesile kıl ey Vedûd! Senin aşkınla yanıp tutuşan bir gönülle sana yönelerek huzur bulayım ve ruhumu doyurayım.