يَا وَدُودُ يَا ذَا الْعَرْشِ الْمَجِيدِ، اجْمَعْنِي بِمُحِبِّيكَ فِي وَحْدَةِ قُلُوبِهِمُ الْمُتَّحِدَةِ. اجْعَلْنِي أَذُوقُ حَلَاوَةَ الْوِصَالِ بِكَ وَفِي خَلْقِكَ. طَهِّرْ سِرِّي وَعَلَانِيَتِي لِتَتَجَلَّى فِيهِمَا أَنْوَارُ وَحْدَانِيَّتِكَ الْعُلْيَا.
Yā Wadūdu Yā Dhā'l-Arşil-Mecīd, icma'nī bi-muḥibbīke fī waḥdeti qulūbihimul-muttaḥidah. İc'alnī edhūqu ḥalāvete'l-viṣāli bike ve fī khalqik. Ṭahhir sirrī ve alāniyyetī li-tetecallā fīhimā envāru waḥdāniyyetikal-ulyā.
Ey Vedûd, ey yüce Arşın Sahibi, beni seni sevenlerin birleşmiş kalplerinin vahdetinde onlarla birleştir. Seninle ve yaratılmışlarında vuslatın tatlılığını bana tattır. Gizlimi ve aşikârımı öyle temizle ki, yüce vahdaniyetinin nurları onlarda tecelli etsin. Kalbimi muhabbetinle ihya eyle ve beni birlik şuuruna erdir.