اللَّهُمَّ أَفْنِنِي عَنْ نَفْسِي حَتَّى لَا أَرَى إِلَّا إِيَّاكَ، وَأَبْقِنِي بِكَ لِأَكُونَ خَادِمًا لِعِبَادِكَ. طَهِّرْ قَلْبِي مِنَ الْكِبْرِ وَالْعُجْبِ، وَارْزُقْنِي التَّوَاضُعَ فِي كُلِّ حَالٍ.
Allâhumme efninî an nefsî hattâ lâ erâ illâ iyyâke, ve ebkınî bike li-ekûne hâdimen li-ibâdike. Tahhir kalbî mine'l-kibri ve'l-ucbi, ver-zuknî't-tevâdua fî kulli hâl.
Allah'ım! Beni benliğimden fani kıl ki senden başkasını görmeyeyim ve beni seninle baki kıl ki kullarına hizmet edeyim. Kalbimi kibirden ve kendini beğenmişlikten temizle ve bana her hâlde tevazu nasip et. Bu dua, tasavvufun temel prensiplerinden olan 'fena fi'llah' (Allah'ta yok olma) ve 'beka bi'llah' (Allah ile var olma) kavramlarını vurgular. Nefsin varlığını Allah'ta eriterek gerçek tevazua ulaşma ve bu tevazu ile insanlığa hizmet etme arzusunu içerir.