يَا مَالِكَ الْقُلُوبِ، عِنْدَ لَحْظَةِ الْمَوْتِ، غَطِّ رُوحِي بِمُحَبَّتِكَ الْإِلَهِيَّةِ. وَارْفَعْ رُوحِي الْمُنْفَصِلَةَ عَنْ جَسَدِي بِعِشْقِي لَكَ. لَا تُحْرِقْنِي فِي الْقَبْرِ وَالْآخِرَةِ بِنَارِ مُحَبَّتِكَ، بَلْ عَظِّمْنِي بِهَذَا الْعِشْقِ.
Yâ Mâlike'l-qulûbi, 'inde lahzati'l-mevti, gattı rûhî bi-muhabbetike'l-ilâhiyyeh. Ve'rfa' rûhî'l-münfasilate an cesedî bi-'ışqî leke. Lâ tuhriqnî fi'l-qabri ve'l-âhirati bi-nâri muhabbetike, bel azzımnî bi-hâze'l-'ışq.
Ey gönüllerin sahibi, ölüm anında ruhumu İlahi muhabbetinle kuşat. Bedenimden ayrılan ruhumu, Sana olan aşkımla yükselt. Kabirde ve ahirette beni muhabbetinin ateşiyle yakma, aksine o aşkınla beni yücelt. Ruhumun, Sana duyduğu bu derin sevgiyle arınarak, en yüksek mertebelere ulaşmasını ve Senin cemaline kavuşmasını nasip et.