← Kıssalar

Cebl Ebû Kabîs: Mekke’deki İlk Dağ

Ebu Kubeys Dağı: Mekke’nin İlk Şahidi

Ebu Kubeys Dağı, Mekke-i Mükerreme’de yeryüzüne ilk konulan dağ olma şerefine haizdir. Bu mübarek dağ, Mescid-i Haram’ın doğu tarafında yükselen beş ulu dağdan biridir ve yaklaşık 420 metre yüksekliğiyle heybetli bir duruş sergiler. Rivayetlere göre, ismini, yeryüzüne ilk defa bir yapı inşa etme teşebbüsünde bulunan Ebu Kubeys adında bir zattan almıştır.

Ebu Kubeys, yeryüzüne ilk konulan dağ olarak bilinir ve bu hususta Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Yeryüzüne ilk konulan taş, Beyt’in yerinde konulan bir taştır. Sonra dağlar ondan uzadı.” İbn Abbas (radiyallahu anhuma) tarafından nakledilen bir başka rivayete göre ise, yeryüzüne ilk konulan dağ Ebu Kubeys’in yüzeyine yerleştirilmiş, ardından diğer dağlar ondan yayılmıştır. Bu durum, dağın Beytullah ile olan derin ve kadim bağlantısını açıkça ortaya koyar.

Bu ulu dağ, aynı zamanda “Emin Dağı” adıyla da anılır. Bu şerefli ismin verilmesinin sebebi, Cenâb-ı Hakk’ın, yer altındaki o koyu renkli taşa (Hacer-i Esved’e işaretle) Ebu Kubeys’te emniyet içinde kalmasını emretmiş olmasındandır. Cahiliye dönemlerinde dahi Ebu Kubeys Dağı’nda çok eski zamanlardan kalma kutsal bir mekan veya mağara bulunduğu söylenir. İbrahim Halilullah (aleyhisselam) Kâbe’yi inşa ederken, Ebu Kubeys’e hitaben “Taşın yeri şöyle şöyle olacaktır” buyurmuş, daha sonra Cebrail (aleyhisselam) o mübarek taşı Ebu Kubeys Dağı’ndan indirerek İbrahim (aleyhisselam)’a teslim etmiştir. Bu hadise, dağın ne denli kutsal bir emaneti barındırdığının en büyük delilidir.

Ebu Kubeys’i diğer dağlardan ayıran en önemli hususlardan biri, Hacer-i Esved’in onun bağrından indirilmiş olmasıdır. Rivayet olunur ki, yeryüzüne ilk konulan dağlardan biri olup, Nuh (aleyhisselam) tufanı zamanında Allah tarafından yerleştirilmiştir. Hacer-i Esved’in Kâbe üzerine yerleştirildiği nokta ile Ebu Kubeys Dağı’nın temelleri arasında manevi bir bağlantı olduğu, Kâbe’nin Ebu Kubeys’teki başlangıç noktasının Hacer-i Esved’in tam karşısında yer aldığı söylenir.

Bu mübarek dağ, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) için vuku bulan en büyük mucizelerden biri olan Ay’ın yarılmasına da şahitlik etmiştir. Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) işaret buyurmasıyla Ay’ın ikiye ayrıldığı bu mucize, Ebu Kubeys Dağı’nın manevi atmosferinde gerçekleşmiştir.

Tarihin acı olaylarına da tanıklık eden Ebu Kubeys, Hicri 73 yılında cereyan eden hadiselere de şahit olmuştur. Melik Abdülmelik bin Mervan’ın orduları Mekke’yi kuşatıp Abdullah bin Zübeyr’i (radiyallahu anhuma) şehit ettikten sonra, Haccac bin Yusuf’u Mekke valisi tayin etmiş ve o da şehre girmiştir. Ebu Kubeys, bu çalkantılı dönemde Abdullah bin Zübeyr’in mübarek naaşının kaldırılmasına ve maruz kaldığı muameleye de sessiz bir şahit olmuştur.

Kaynak: almadena_alnabaweyaa