Ben, yirmi yıldır bir dağın tepesine tırmanıyordum. Sonunda zirveye vardığımda, bir de baktım ki o dağın eteği bendim.
— Bayezid-i Bistami, Kelimât
Bu çarpıcı metafor, tasavvufi yolculuğun nihai gayesini ve içsel keşfi anlatır. Kul, Hak’kı dışarıda ararken, aslında O’nun kendi özünde, kendi bâtınında olduğunu fark eder. Manevi yolculuk, dışsal bir arayıştan çok, içsel bir idrak ve keşiftir. “Dağın eteği bendim” ifadesi, fenâ ve beka halindeki vahdet-i şuhud anlayışına işaret eder; yani Hakikat’in her yerde, her şeyde ve en nihayetinde kulun kendisinde tecelli ettiğinin idrakidir.