Gerçek hürriyet, kulun kendi iradesinden vazgeçip Allah’ın iradesine tam teslim olmasıyla başlar. Kendi arzularına kul olan, asla özgür olamaz.
— Abdülkadir Geylani, Fütûhu’l-Gayb
Bu söz, tasavvufi teslimiyetin özünü açıklar. İnsan genellikle kendi isteklerini takip etmeyi özgürlük zannederken, Abdülkadir Geylani bunun aksini belirtir. Kendi nefsani arzularına boyun eğen kişi, aslında bu arzuların kölesi olur ve gerçek manada hürriyetten uzaklaşır. Hakiki özgürlük, kulun kendi cüzi iradesini Yaratıcı’nın külli iradesine teslim etmesiyle, yani Allah’ın emirlerine ve kaderine rıza göstermesiyle elde edilir. Bu teslimiyet, kalbi dünya bağlarından kurtarır, iç huzuru sağlar ve kulun Allah ile arasındaki perdeyi kaldırarak manevi vuslata zemin hazırlar.