Hamdım, piştim, yandım.
— Mevlana Celaleddin Rumi, Divan-ı Kebir
Bu veciz ifade, Mevlana’nın tasavvufi yolculuğunun ve insan ruhunun tekamül sürecinin özlü bir özetidir. ‘Hamdım’, nefsin cahillik ve olgunlaşmamışlık halini; ‘piştim’, riyazat, çile ve ilahi aşkın ateşiyle nefsin terbiye edilmesini, olgunlaşmasını; ‘yandım’ ise, benliğin tamamen eriyerek ilahi aşka gark olmasını, fenafillah (Allah’ta yok olma) mertebesine ulaşmasını ifade eder. Bu, bireyin ilahi hakikate ulaşmak için geçirdiği derin bir dönüşüm ve arınma sürecidir.