اَللّٰهُمَّ يَا وَاحِدُ يَا أَحَدُ، أَفْنِنِي فِيكَ عَنِّي، وَأَبْقِنِي بِكَ لَا بِنَفْسِي. اجْعَلْ فَنَائِي مَدْخَلًا لِبَقَائِي بِكَ، وَشَاهِدًا لِوَحْدَانِيَّتِكَ. أَنِرْ بَصِيرَتِي بِنُورِ وَجْهِكَ الْكَرِيمِ، حَتَّى لَا أَرَى سِوَاكَ.
Allâhumme yâ Vâhidun yâ Ehadu, efninî fîke annî, ve ebkınî bike lâ binefsî. İc'al fenâî medhalen li bekâî bike, ve şâhiden li vahdâniyyetike. Enir basîratî bi nûri vechikel kerîmi, hattâ lâ erâ sivâke.
Ey Biricik, Ey Tek olan Allah'ım! Beni benliğimden fâni kıl, varlığınla bâki eyle, kendimle değil. Fena buluşumu, seninle bâki oluşuma bir giriş, vahdaniyetine bir şahit kıl. Kerîm veçhinin nuruyla basiretimi aydınlat ki, senden başkasını göremeyeyim. Bu fena hali, benliğin perdesini aralayarak hakiki varlığına ulaşmanın sırrıdır. Seninle var olmak, benlikten geçişin ve ilahi marifetin zirvesidir.