يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ، اجْعَلْ قَلْبِي مُتَأَدِّبًا بِتَجَلِّيَاتِ جَمَالِكَ وَجَلَالِكَ. حَتَّى أَكُونَ رَحِيمًا فِي جَمَالِكَ وَشَدِيدًا عَلَى الْمُنْكَرِ فِي جَلَالِكَ. وَارْزُقْنِي التَّوَازُنَ بَيْنَ الْخَوْفِ وَالرَّجَاءِ فِي كُلِّ حَالٍ. وَزَيِّنْ خُلُقِي بِمَا يُرْضِيكَ مِنَ الْكَمَالِ وَالْفَضْلِ.
Yâ Zel-Celâli vel-İkrâm, ic'al kalbî müte'eddiben bi-tecelliyâti cemâlike ve celâlike. Hattâ ekûne rahîmen fî cemâlike ve şedîden alel-münkeri fî celâlike. Verzuknît-tevâzüne beynel-havfi ver-recâi fî külli hâlin. Vezeyyin hulukî bimâ yurdîke minel-kemâli vel-fadl.
Ey Celal ve İkram Sahibi, kalbimi güzelliğinin (Cemal) ve azametinin (Celal) tecellileriyle edeplendir. Öyle ki, Cemalinde merhametli, Celalinde ise münker karşısında şiddetli olayım. Bana her halde korku ve ümit arasında denge nasip et. Ahlakımı, Senin rızanı kazandıracak kemal ve faziletlerle süsle. Bu denge sayesinde, hem şefkatli hem de adaletli olmayı başararak, ilahi isimlerin yeryüzündeki bir yansıması gibi güzel ahlaklı bir kul olayım.