Halka hizmet etmeyen, Hakka hizmet etmiş sayılmaz. Yetimlerin başını okşayan, fakirlerin elinden tutan, gönlü kırıkların dermanı olan gerçek erenlerdir.
— Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet
Yesevi’nin düşüncesinde, ilahi aşk sadece zikir ve ibadetle sınırlı değildir; aynı zamanda insanlara hizmetle de tezahür eder. Bu hikmet, tasavvufun sosyal boyutunu öne çıkarır. Yoksullara, yetimlere ve düşkünlere yardım etmeyi, onların gönlünü yapmayı, Allah’a ulaşmanın bir yolu olarak görür. Gerçek erdemin ve manevi derecenin, başkalarına faydalı olmak ve mütevazı bir şekilde hizmet etmekten geçtiğini vurgular. Bu anlayış, Yesevi’nin Anadolu’da yaydığı tasavvufun temel dinamiklerinden biridir.