← İslam Alimleri

İmam Tirmizi

H. 209 / M. 824 – Tirmiz — H. 279 / M. 892 – Tirmiz

Şafii / Hadis imamı

“Bir hadisi bana ulaşan her yoldan yazdım; zira her yol bir kapıdır.”

İmam Tirmizî, Kütüb-i Sitte’yi oluşturan altı temel hadis kitabından birinin müellifi olan büyük muhaddistir. Tam adı Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ et-Tirmizî’dir; 209 (824) yılında, Ceyhun (Amuderya) nehri kıyısındaki Tirmiz şehrine bağlı Buğ köyünde doğdu. Ailesi hakkında kaynaklarda ayrıntılı bilgi yoktur; ancak erken yaşta güçlü bir hafıza ve ilim iştiyakıyla temayüz ettiği, hadis tahsiline memleketinde başladıktan sonra devrin âdeti üzere uzun ilim yolculuklarına çıktığı bilinmektedir. Doğduğu Tirmiz havzası, Ceyhun boyundaki konumuyla Belh’i Semerkant ve Buhara’ya bağlayan işlek bir ilim ve ticaret kavşağıydı; imam böylesine bereketli bir muhitte yetişti.

İlim Yolculuğu

Tirmizî; Horasan, Irak ve Hicaz’ı dolaşarak devrin en büyük muhaddislerinden hadis dinledi. Kuteybe b. Saîd, Ebû Dâvûd es-Sicistânî ve Müslim b. Haccâc hocaları arasındadır; fakat onu en derinden etkileyen, uzun süre yanında bulunduğu İmam Buhârî olmuştur. Hadislerin gizli kusurlarını (ilel) tespit etme ilmini büyük ölçüde Buhârî’den öğrendi; hocasının kendisine “Senin benden istifaden, benim senden istifademden fazla değildir” diyerek iltifat ettiği nakledilir. Bu hoca-talebe ilişkisi, Maveraünnehir hadis mektebinin en güzel meyvelerinden biridir. Kendisi de kuvvetli hafızasıyla tanınırdı; bir yolculukta, hadislerini sormak için huzuruna vardığı hocasının karşısında defter yerine yanlışlıkla boş kâğıtlar getirdiği hâlde rivayetleri ezberinden okuyup doğrulatması, hafızasına dair nakledilen meşhur bir hatıradır.

el-Câmiu’s-Sahîh ve Hadis İlmine Katkısı

Tirmizî’nin başeseri, Sünen-i Tirmizî adıyla da bilinen el-Câmiu’s-Sahîh‘tir. Eser, hadisleri fıkıh konularına göre tertip etmekle kalmaz; her hadisin ardından sıhhat derecesini belirtir, râvileri değerlendirir ve sahâbe neslinden müctehid imamlara kadar fakihlerin o konudaki görüşlerini özetler. Sahih ile zayıf arasındaki hasen kategorisini sistemli biçimde tanımlayıp yaygınlaştırması, hadis usulüne yaptığı en kalıcı katkıdır; kitabın sonuna eklediği Kitâbü’l-İlel ise usul bilgisi bakımından ayrı bir hazinedir. Ayrıca hadislerin gizli kusurlarını müstakil olarak incelediği el-İlelü’l-Kebîr ile sahâbe adlarına dair Tesmiyetü ashâbi resûlillâh da ona aittir. Hz. Peygamber’in dış görünüşünü, ahlakını ve gündelik yaşayışını rivayetlerle tasvir eden eş-Şemâilü’l-Muhammediyye de bu alanda yazılmış ilk müstakil eser olarak asırlardır okunmakta, üzerine şerhler yazılmaktadır; Osmanlı hat sanatının zarif hilye levhaları da metnini büyük ölçüde Şemâil’deki rivayetlerden alır.

Vefatı ve Mirası

Kaynaklar, Tirmizî’nin ömrünün sonlarına doğru gözlerini kaybettiğini, bunda ilim yolundaki yorgunluğunun ve çok ağlamasının etkili olduğunu kaydeder. 13 Receb 279 (8 Ekim 892) tarihinde doğduğu Buğ köyünde vefat etti; kabri bugün Özbekistan’ın Surhanderya vilayetindedir ve önemli bir ziyaretgâhtır. el-Câmiu’s-Sahîh, hem hadis hem fıkıh talebesi için taşıdığı çift yönlü değer sebebiyle medrese geleneğinde en çok okutulan metinlerden olmuş; üzerine yazılan şerhlerin en tanınmışları arasında İbnü’l-Arabî el-Mâlikî’nin Ârizatü’l-Ahvezî’si ile Mübârekpûrî’nin Tuhfetü’l-Ahvezî’si sayılmıştır. Eseri sonraki nesillere ulaştıran râvilerin başında ise talebesi Ebü’l-Abbâs el-Mahbûbî gelir; kendisine nispet edilen “Bu kitap kimin evinde bulunursa, orada konuşan bir peygamber var gibidir” sözü, esere duyulan güveni özetlemiştir. Tirmizî, titiz tenkit anlayışı ve öğretici üslubuyla hadis ilminin en sevilen imamlarından biri olmaya devam etmektedir.