اللَّهُمَّ ابْسُطْ لَنَا الزَّمَانَ حَتَّى نَعْبُدَكَ حَقَّ الْعِبَادَةِ وَبَارِكْ لَنَا فِي أَوْقَاتِنَا حَتَّى نَكُونَ كَمَا أَرَدْتَنَا، وَابْسُطْ لَنَا الْمَكَانَ حَتَّى لَا يَضِيقَ بِنَا وَلَا تَضِيقَ عَلَيْنَا الأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ، وَابْسُطْ بِيَدِكَ بِالنَّهَارِ لِيَتُوبَ مُسِيءُ اللَّيْلِ زَمَنًا آخَرَ، وَابْسُطْ لَنَا بِيَدِكَ بِاللَّيْلِ لِيَتُوبَ مُسِيءُ النَّهَارِ سِتْرًا آخَرَ، وَابْسُطْ لَنَا الطَّوَابِقَ حَتَّى تَخْتَفِيَ الْحُجُبُ، وَابْسُطْ لَنَا ظِلَّكَ الْمَمْدُودَ حَتَّى تُظِلَّنَا بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَابْسُطْ لَنَا الصِّرَاطَ وَارْزُقْنَا الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ، وَامْنُنْ عَلَيْنَا بِرُؤْيَةِ نُورِ وَجْهِكَ يَوْمَ نَلْقَاكَ، سُبْحَانَكَ يَا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَأَنْتَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ.
Allâhümme ibsuṭ lenâ ez-zemâne hattâ na’büdeke hakka el-‘ibâdeti ve bârik lenâ fî evkâtinâ hattâ nekûne kemâ eradtenâ, ve ibsuṭ lenâ el-mekâne hattâ lâ yedîka binâ ve lâ tedîka ‘aleynâ el-arḍu bimâ raḥubet, ve ibsuṭ bi-yedike bin-nehâri li-yetûbe müsî’ü el-leyli zemenen âḫara, ve ibsuṭ lenâ bi-yedike bil-leyli li-yetûbe müsî’ü en-nehâri sitran âḫara, ve ibsuṭ lenâ et-ṭavâbiḳa hattâ taḫtefiye el-ḥucubu, ve ibsuṭ lenâ ẓilleke el-memdûde hattâ tuẓillenâ bihî yevme el-ḳıyâmeti, ve ibsuṭ lenâ eṣ-ṣırâṭa verzuḳnâ ed-deracâti el-‘ulâ mine el-cenneti, vemnun ‘aleynâ bi-ru’yeti nûri vechike yevme nelḳâke, sübḥâneke yâ men leyse ke-miṡlihî şey’ün ve ente es-semî’u el-baṣîru.
Allah’ım, zamanı bize öyle genişlet ki, Sana layıkıyla, hakkıyla kulluk edebilelim. Vakitlerimizi bize mübarek kıl ki, Senin murad ettiğin üzere birer kul olabilelim. Mekânı da bize genişlet ki, ne bize dar gelsin ne de bunca genişliğine rağmen yeryüzü üzerimize daralsın. Gündüz elini (rahmetini) öyle aç ki, gecenin günahkârı tövbe için bir başka zaman bulsun. Gece de elini (rahmetini) öyle aç ki, gündüzün günahkârı tövbe için bir başka örtü (hicap) bulsun. Bize manevi mertebeleri (tavâbıkı) genişlet ki, (hakikatle aramızdaki) perdeler (hücuplar) ortadan kalksın. Bize uzanmış (sonsuz) gölgeni genişlet ki, Kıyamet Günü bizi onunla gölgelendirerek himaye edesin. Sırat’ı bize genişlet (geçişimizi kolaylaştır) ve Cennet’in en yüce derecelerini bize nasip eyle. Sana kavuşacağımız gün, Cemâl-i Nûrunu müşahede etme lütfunu bize ihsan eyle. Sübhansın Sen, ey hiçbir şeyin benzeri olmayan! Ve Sen, her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla göresin.
Kaynak: İslami Dua Kitaplarından – Vakit ve Bereket Duası