اللَّهُمَّ اجْعَلْ قَلْبِي ذَاكِرًا شَاكِرًا، لَا يَغْفُلُ عَنْ ذِكْرِكَ طَرْفَةَ عَيْنٍ. ارْزُقْنِي مَعْرِفَتَكَ وَإِرْفَانَكَ، وَاجْعَلْ لِي لِسَانًا صَادِقًا وَقَلْبًا مُنِيبًا، وَوَفِّقْنِي لِحُسْنِ الْأَخْلَاقِ بِدَوَامِ الذِّكْرِ.
Allâhumme'c'al kalbî zâkiran şâkiran, lâ yağfulu an zikrike tarfete aynin. Urzuknî ma'rifeteke ve irfânek, vec'al lî lisânan sâdıkan ve kalben munîben, ve veffiknî li-husni'l-ahlâki bi-devâmi'z-zikri.
Allah'ım! Kalbimi zikreden ve şükreden kıl, göz açıp kapayıncaya kadar bile zikrinden gafil olmasın. Bana marifetini ve irfanını nasip et, doğru söyleyen bir dil ve sana yönelen bir kalp ver. Daimi zikirle beni güzel ahlaka muvaffak kıl. Bu dua, sürekli zikrin kalbi nasıl diri tuttuğunu ve ilahi marifete ulaşmada bir araç olduğunu ifade eder. Zikrin, kişinin ahlakını güzelleştiren ve onu hakikate yaklaştıran bir ibadet olduğu vurgulanır.