رَبِّي، اجْعَلْ مَحَبَّتَكَ تَتَجَلَّى فِي قَلْبِي بِكُلِّ خُشُوعٍ وَتَوَاضُعٍ. لَا تَجْعَلْنِي مِنَ الْغَافِلِينَ عَنْ عَظَمَتِكَ وَجَلَالِكَ. أَدِمْ عَلَيَّ سَكِينَةَ الْقَلْبِ وَهَيْبَةَ الْوُجُودِ فِي حَضْرَتِكَ. أَنِرْ بَصِيرَتِي لِأَرَى عِظَمَكَ فِي كُلِّ خَلْقِكَ وَأَزِيدَكَ حُبًّا وَخُشُوعًا.
Rabbî, ic'al mahabbeteke tetecellâ fî kalbî bikulli huşû'in ve tevâdu'in. Lâ tec'alnî minel gâfilîne an azametike ve celâlike. Edim aleyye sekînetel kalbi ve heybetel vücûdi fî hadratike. Enir basîratî li erâ azameteke fî kulli halkıke ve ezîdeke hubben ve huşû'an.
Rabbim, muhabbetini kalbimde tam bir huşu ve tevazu ile tecelli ettir. Beni Senin azametin ve celalinden gafil olanlardan eyleme. Senin huzurunda kalbimin sükûnetini ve varlığımın heybetini üzerimde daim kıl. Basiretimi aydınlat ki, her yarattığında Senin azametini göreyim ve Sana olan sevgim ile huşuum artsın. Bu, ilahi aşkın getirdiği derin saygı ve tevazu halidir.