Aşkın sarhoşluğuyla mest olana, dünyanın tüm ıstırapları bir hiçtir. Gerçek vuslat, ıstıraplar diyarından geçer.
— Hallac-ı Mansur, Kitâbu’t-Tavâsîn
Hallac’a göre tasavvuf yolu, zahmetsiz bir yol değildir; aksine, çile ve ıstıraplarla doludur. Ancak bu ıstıraplar, ilahi aşka giden yolda birer arınma ve yükselme aracıdır. Aşık, ilahi aşkın verdiği coşkuyla dünyevi acıları hissetmez hale gelir. Gerçek vuslat ve yakınlık, ancak nefsin arzu ve bağlılıklarından kurtulmakla, yani bir nevi manevi acılar çekmekle mümkün olur. Bu, çilenin manevi tekamüldeki kaçınılmaz rolünü ve değerini vurgular.