İslam büyüklerinden seçilmiş hikmetli sözler ve öğütler
Nefsinle savaşıp onu mağlup etmeden, Rabbinin huzuruna varamazsın. Nefs, yolculuğun en büyük engelidir. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Tasavvuf yolunda ilerlemenin en temel şartlarından biri nefs mücadelesidir. Bayezid-i Bistami, nefsin arzularının, kibir ve benliğin, Allah’a giden yolda en büyük perde olduğunu vurgular. Nefsin terbiye edilmesi, yani ‘mücahede’ ile onun olumsuz etkilerinden arınmak, kulun kalbini saflaştırır ve […]
Hakiki ilim, Allah’ı bilmektir. Bu ilim, kitaplarda değil, kalplerde bulunur ve ancak riyazetle ve samimi bir aşkla elde edilir. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bayezid-i Bistami, ‘ilm-i ledün’ olarak da bilinen hakiki bilginin mahiyetini açıklar. Gerçek bilgi, dışsal kitap bilgisi değil, kalbin nuruyla elde edilen, tecrübi ve sezgisel bir bilgidir. Bu bilgi, riyazet (nefs terbiyesi) ve […]
Ben Allah’ı öyle bir buldum ki, O’ndan başka hiçbir şeyi görmez oldum. Hatta kendimi bile O’nda kaybolmuş buldum. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bu söz, Bayezid-i Bistami’nin tevhid anlayışının zirvesini temsil eder. Mutlak tevhid makamında, kulun bilinci tamamen Allah’ın varlığıyla dolar ve O’ndan gayrı hiçbir şey kalmaz. Kendi benliğini dahi ilahi varlıkta eriterek bir ‘yokluk’ hissine […]
Otuz yıl nefsimle mücadele ettim. En sonunda nefsimden kurtulduğumda, aslında benim varlığımın yokluk olduğunu anladım. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bayezid-i Bistami bu sözüyle, uzun süren bir nefs mücadelesinin neticesinde ulaşılan hakikati ifade eder. Kendini, benliğini yok etmek, tasavvuftaki ‘fena’ mertebesine ulaşmaktır. Kendi varlığını yok saydığında, Allah’ın varlığının tecellisine şahit olunur. Bu hal, kulun fani varlığını […]
En yüksek makam, kulluk makamıdır. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dahi, Miraç’ta ‘abd’ olarak vasıflandırılmıştır. Kulluk, acziyetin ve fakirliğin idrakidir. — İmam Rabbani, Mektubât İmam Rabbani, tasavvufta ulaşılabilecek en yüce mertebenin “ubudiyyet” yani mutlak kulluk olduğunu belirtir. Diğer birçok makam ve hal geçici olabilirken, kulluk ebedidir ve Hakk’ın huzurunda kişinin kendi acizliğini ve muhtaçlığını tam olarak […]
Kulun kendi iradesi, Allah’ın külli iradesi karşısında bir hiçtir. Gerçek teslimiyet, her şeyi O’ndan bilmek ve O’nun takdirine razı olmaktır. — İmam Rabbani, Mektubât İmam Rabbani, kader ve kaza meselesine derinlemesine eğilir. Ona göre, kulun cüzi iradesi, Allah’ın mutlak ve külli iradesi içinde bir tecelli alanıdır. Yaşanan her şeyin Allah’ın takdiri ve dilemesiyle olduğuna iman […]
Nefsin isteklerine karşı durmak, Allah’a yaklaşmanın en büyük adımlarından biridir. Çünkü nefis, daima kötülüğü emreden bir engeldir. — İmam Rabbani, Mektubât İmam Rabbani, nefis tezkiyesine büyük önem verir. Nefis, insanın içindeki bencil arzuların, şehvetin ve öfkenin kaynağıdır ve Allah’a giden yolda en büyük engel olarak görülür. Onu terbiye etmek, isteklerine karşı durmak ve ilahi emirlere […]
Kemalata erişmek isteyen, Resulullah’ın (s.a.v.) sünnetine dört elle sarılmalıdır. Zira her bid’at, sünnetin nurunu söndürür ve kalpleri karartır. — İmam Rabbani, Mektubât İmam Rabbani, bid’atlara karşı sert bir duruş sergiler ve sünnetin önemini defalarca vurgular. Ona göre, manevi yükseliş ve kurtuluş, ancak Hz. Peygamber’in (s.a.v.) getirdiği yola, yani sünnete titizlikle uymakla mümkündür. Sünnetten sapmalar, dini […]
Hakiki muhabbetullah, ancak Resulullah Efendimiz’e (s.a.v.) ittiba ile mümkündür. O’nun sünnetine uymayanın Allah sevgisi iddiası, kuru bir iddiadan ibarettir. — İmam Rabbani, Mektubât İmam Rabbani, Allah sevgisine ulaşmanın en kısa ve güvenilir yolunun Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yolunu takip etmek olduğunu vurgular. Sünnete tam olarak uymak, O’nun ahlakıyla ahlaklanmak ve O’nun getirdiği Şeriat’a teslim olmak, ilahi […]
Fenâ, kulun kendi varlığından geçmesi, Hak’tan başka her şeyi unutmasıdır. Bakâ ise, fena halinden sonra, kulun yine Hak ile kalması, ancak bu sefer ilahi emir ve yasaklara daha sağlam bir şekilde sarılarak hayata dönmesidir. — İmam Rabbani, Mektubât Tasavvuf yolculuğunun önemli duraklarından Fenâ, kişinin benliğini ve nefsini yok etmesi, Allah’tan gayrı her şeyi gönlünden çıkarması […]