✦ ARŞİV ✦

Hikmet Sözleri

İslam büyüklerinden seçilmiş hikmetli sözler ve öğütler

  • Fakr, her şeyden müstağni olmak (ihtiyaç duymamak) ve Hakk’a muhtaç olmaktır. — Cüneyd-i Bağdadi, Resâil Cüneyd’in fakr tanımı, maddi yoksulluktan ziyade, kalbi bir haldir. Bu, kulun dünya malına, makamına, şanına ve hatta kendi nefsine dahi hiçbir şekilde muhtaç olmaması, bunlara ilgi duymamasıdır. Gerçek fakr, kulun tüm benliğiyle ve her anıyla sadece Allah’a muhtaç olduğunu idrak […]

    Tamamını Oku →: Fakr, her şeyden müstağni olmak (ihtiyaç duymamak) ve Hakk’a muhtaç olmaktır.
  • İhlas, Hakk’ın rızasından başka bir gaye gütmemektir. — Cüneyd-i Bağdadi, Resâil Bu hikmet, salikin tüm ibadet, amel ve niyetlerinde yalnızca Allah’ın rızasını gözetmesi gerektiğini vurgular. İhlas, amele karışan dünyevi çıkar, riya, gösteriş ve benlikten tamamen arınmış bir kalp halidir. Kulun yaptığı her işte, içsel motivasyonunun sadece ilahi hoşnutluk olması, başkalarının takdirinden veya nefsani tatminlerden uzak […]

    Tamamını Oku →: İhlas, Hakk’ın rızasından başka bir gaye gütmemektir.
  • Marifet, Hakk’ı bilmek, sonra O’nunla olmak ve sonra O’ndan ayrılmamaktır. — Cüneyd-i Bağdadi, Resâil Cüneyd, marifeti üç aşamalı bir süreç olarak sunar: İlk olarak akıl ve ilimle Hakk’ı tanıma. İkinci olarak, bu bilginin kalpte yerleşmesiyle O’nunla sürekli bir hal içerisinde olma, O’nun murakabesini hissetme. Üçüncü ve en yüksek aşama ise, bu halin kalıcı hale gelmesi, […]

    Tamamını Oku →: Marifet, Hakk’ı bilmek, sonra O’nunla olmak ve sonra O’ndan ayrılmamaktır.
  • Fena, nefsin vasıflarının yok olması; beka ise Hakk’ın vasıflarıyla var olmaktır. — Cüneyd-i Bağdadi, Resâil Bu söz, tasavvufi yolculuğun en temel merhalelerinden ikisini açıklar. Fena, kulun kendi benliğinden, nefsani arzu ve sıfatlarından tamamen arınması, kişisel iradesini ilahi iradeye teslim etmesidir. Beka ise, bu arınmanın ardından kulun kendi varlığının ve iradesinin yerine Hakk’ın vasıfları ile kaim […]

    Tamamını Oku →: Fena, nefsin vasıflarının yok olması; beka ise Hakk’ın vasıflarıyla var olmaktır.
  • Tevhid, ferdiyetin (birliğin) ispatı ve eşyadan soyutlanmaktır. — Cüneyd-i Bağdadi, Resâil Cüneyd’e göre tevhid, sadece dil ile ‘Allah birdir’ demek değil, aynı zamanda kalbin ve ruhun her türlü ikilikten, çokluktan arınarak mutlak birliğe erişmesidir. Bu, varlıkta Allah’tan başka hakiki bir kudret, irade veya mevcudiyet görmemek, tüm eşyayı O’nun tecellileri olarak idrak edip nihayetinde O’nun birliğinde […]

    Tamamını Oku →: Tevhid, ferdiyetin (birliğin) ispatı ve eşyadan soyutlanmaktır.
  • Tasavvuf, Hakk ile beraber olup halk ile olmamaktır. — Cüneyd-i Bağdadi, Resâil Bu söz, tasavvufun özünü, kalbin yalnızca Hak Teâlâ’ya yönelmesi, dünyevi meşguliyetlerden ve yaratılmışlara bağımlılıktan arınması olarak tanımlar. Salikin tüm varlığını ve iradesini Hakk’ın iradesine teslim etmesi, nefsani arzuları terk ederek ilahi varlıkta fani olması gerektiğini vurgular. Bu, kalpteki tüm putları kırıp yalnızca O’na […]

    Tamamını Oku →: Tasavvuf, Hakk ile beraber olup halk ile olmamaktır.
  • Benliğimden çıktığımda, varlığın kendisi oldum. Benliği gören, aslında perdenin arkasındaki Hakikat’i göremez. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bayezid-i Bistami’nin bu sözü, tasavvuftaki ‘fenafillah’ ve ‘bekabillah’ mertebelerini işaret eder. Kendi ‘ben’lik, yani ego ve bireysel varlık algısı ortadan kalktığında, kul kendini tüm evrensel varlığın bir parçası, hatta ta kendisi olarak idrak eder. Bu, Hakikat’in tecellisidir. Benlik perdesi, […]

    Tamamını Oku →: Benliğimden çıktığımda, varlığın kendisi oldum. Benliği gören, aslında perdenin arkasındaki Hakikat’i göremez.
  • Allah’ın sırları, ancak perdelerin kalktığı kalplere açılır. Bu sırlar, sözle anlatılamaz, sadece yaşanır. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bu hikmetli söz, ilahi sırların ve hakikatlerin ancak manevi olarak arınmış, dünyevi bağlardan ve nefsin perdelerinden kurtulmuş kalplere tecelli edeceğini ifade eder. Bu sırlar, akılla kavranamayacak, dille ifade edilemeyecek kadar yüce ve derindir; onlar ancak kalbi bir idrakle, […]

    Tamamını Oku →: Allah’ın sırları, ancak perdelerin kalktığı kalplere açılır. Bu sırlar, sözle anlatılamaz, sadece yaşanır.
  • Dünyadan yüz çevirmek sadece maldan değil, aynı zamanda dünya arzu ve isteklerinden de vazgeçmektir. Zühd, kalbi arındırmaktır. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bistami, zühd kavramına derin bir boyut katarak, onun sadece maddi şeylerden uzaklaşmak olmadığını belirtir. Gerçek zühd, kalbi dünyevi arzulardan, hırslardan ve benlikten arındırmak demektir. Kalbin dünya sevgisinden temizlenmesi, onu ilahi aşk ve marifet için […]

    Tamamını Oku →: Dünyadan yüz çevirmek sadece maldan değil, aynı zamanda dünya arzu ve isteklerinden de vazgeçmektir. Zühd, kalbi arındırmaktır.
  • Aşkın ilk adımı, kendi varlığından geçmektir. Varlığını feda etmeyen, gerçek aşka ulaşamaz. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bayezid-i Bistami’ye göre ilahi aşk, benliğin tamamen feda edilmesini gerektirir. Kendi varlığını, arzularını ve iradesini Hakk’ın iradesinde eritmek, aşkın en saf halidir. Bu, tasavvuftaki ‘fena’ kavramının aşkla olan bağlantısını gösterir. Kendi varlığını ve benliğini bırakmadan, sınırlı olan beşeri aşkın […]

    Tamamını Oku →: Aşkın ilk adımı, kendi varlığından geçmektir. Varlığını feda etmeyen, gerçek aşka ulaşamaz.