İslam büyüklerinden seçilmiş hikmetli sözler ve öğütler
Aşk oduna yanmayan kalp, haraptır. Canını Hak aşkıyla yak ki, varlığın nur-ı ilahi ile dolsun. Aşk, perdesiz bir görüş, sınırsız bir vuslattır. — Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet Yesevi, ilahi aşkın manevi dirilişin ve hakikate ulaşmanın yegâne yolu olduğunu vurgular. Kalbin dünya sevgisinden arınıp sadece Allah aşkıyla dolu olması gerektiğini belirtir. Bu aşk, insanın benliğini eriterek […]
Halka hizmet etmektir en büyük ibadet. Yoksulun, yetimin, düşkünün elinden tut ki, Hakk’ın rızasına nail olasın. Zira Hakk, kulunun kalbinde tecelli eder. — Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet Ahmet Yesevi, kuru ibadetlerden ziyade, yaratılmışlara hizmet etmeyi tasavvufun özü olarak görür. Özellikle toplumun zayıf ve muhtaç kesimlerine yardım eli uzatmak, ilahi rızayı kazanmanın en kestirme yoludur. Zira […]
Yoksulluk tacını giyip, alçak gönüllü ol ey derviş. Kendini herkesten aşağı gör ki, yüce mertebelere erişesin. Gurur ve kibir, Hakk’ın dergâhından uzaklaştırır insanı. — Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet Yesevi Hazretleri, manevi yükselişin anahtarı olarak tevazuyu işaret eder. Dünyevi makamlara ve nefsani arayışlara kapılmadan, kendinden vazgeçip alçakgönüllü olmayı öğütler. Gerçek yücelik, kişinin nefsini terbiye edip benlik […]
Daim zikr eyleyip gönlünü pâk eyle, her an Hakk’ı an ki kalbin nurlansın. Gaflet perdesini yırtıp at, Rabb’ine vuslat diler isen. — Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet Ahmet Yesevi, kalbin arınması ve ilahi nura kavuşması için sürekli zikrin, yani Allah’ı anmanın önemini vurgular. Zikir, gafletin kalın perdelerini yırtarak insanı dünya meşgalelerinden uzaklaştırır ve kalbi manevi âlemlere […]
Söz deryasına dalan nice sırlar görür, lâkin hakikat sükûtta gizlidir; zira her şeyin ötesi sessizliktir. — Niyazi Mısri, Divan Niyazi Mısri, sözün ve bilginin önemini kabul etmekle birlikte, hakiki idrakin ve ilahi sırların çoğu zaman sessizlikte, yani içsel bir sükûnet halinde ortaya çıktığını belirtir. Dışsal konuşmalar ve kavramlar, hakikatin perdesidir. Gerçek bilgiye ulaşmak için zihnin […]
Her isim bir sıfatın mazharıdır, her sıfat O’nun zatından bir nişandır; sen O’nu isimlerinde ara, zatında bul. — Niyazi Mısri, Divan Bu hikmet, Allah’ın isim ve sıfatları aracılığıyla tanınmasına işaret eder. Her isim (Esma-ül Hüsna) Allah’ın bir özelliğini, bir yönünü tezahür ettirir. Bu isimleri ve sıfatları derinlemesine tefekkür etmek, O’nun sonsuz kudret ve kemalini anlamaya […]
Dünya bir gölge misalidir, tutmaya kalksan elinden kayar; sen varlığını ebedi olana bağla. — Niyazi Mısri, Divan Niyazi Mısri, dünyanın geçiciliğini ve aldatıcı doğasını bir gölge benzetmesiyle ifade eder. Maddi dünyaya bağlanmak, fani olana tutunmak demektir ki bu da sonunda hüsranla sonuçlanır. Gerçek mutluluk ve huzur, varlığını ebedi olan Allah’a bağlamakla, yani fani olanı terk […]
Hakk her an yeni bir şe’n ile tecelli eder; sen perdesin, O’nunla arandaki hicabı kaldır. — Niyazi Mısri, Divan Bu söz, ilahi tecellinin sürekliliğine ve insanın bu tecelliyi idrak etmedeki engelleyici rolüne dikkat çeker. Allah, her an farklı şekillerde kendini gösterir, ancak insan kendi nefsaniyetinden, dünya meşgalelerinden oluşan perdeler yüzünden bu tecelliyi göremez. Bu perdelerin […]
Zühd, elin maldan boş, kalbin ise nefsten arınmış olmasıdır. Dünya sevgisi kalpten çıktığında, Hak sevgisi orayı doldurur. — Cüneyd-i Bağdadi, Resâil Cüneyd, zühdü sadece dünyadan el çekmek olarak değil, aynı zamanda kalbi dünya sevgisinden arındırmak olarak tanımlar. Gerçek zâhid, dünyaya sırt çevirmez, ancak dünyaya köle olmaz; dünyanın geçici nimetlerine bağlanmaz. Kalbi, dünya malından ve makamından […]
İhlas, bütün amellerinde sadece Allah’ın rızasını gözetmen, dünya menfaatinden ve halkın takdirinden uzak durmandır. — Cüneyd-i Bağdadi, Resâil Cüneyd’e göre ihlas, tasavvuf yolunun en temel prensiplerinden biridir. Bir amelin makbul olabilmesi için sadece Allah rızası için yapılması gerekir. İhlas sahibi kişi, yaptığı ibadetlerde, sözlerinde ve davranışlarında riyadan, gösterişten ve başkalarının beğenisini kazanma arzusundan tamamen uzaktır. […]