İslam büyüklerinden seçilmiş hikmetli sözler ve öğütler
Dertler seni kuşatınca sabret, şükret. Her zorluğun ardında bir kolaylık, her imtihanın ardında bir hikmet gizlidir. Tevekkül eden asla yalnız kalmaz. — Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet Bu söz, tasavvufun ‘rıza’ ve ‘tevekkül’ kavramlarını açıklar. Hayatın getirdiği sıkıntılar karşısında sabırlı olmayı, şükretmeyi ve Allah’a tam bir teslimiyetle güvenmeyi öğütler. Zorlukların, kulun manevi gelişimine vesile olan ilahi […]
Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız. — Hacı Bektaş Veli, Makalat Bu söz, tasavvufun temel ilkelerinden olan hoşgörü ve tevazuu işaret eder. İnsanların dış görünüşlerine, ırklarına, dinlerine veya sosyal statülerine bakmaksızın her bireye saygı duymak, tasavvuf ahlakının gereğidir. Ayıplamak, kibir ve benlik duygusundan beslenir; oysa gerçek mürşit, kendi kusurlarını görmeyi ve başkalarını yargılamaktan kaçınmayı öğütler. Bu, […]
Gönül evini zikirle nurlandırmayan, karanlıkta kalır. Her an Allah’ı anan, O’nunla hemhal olur, kalbi huzur bulur. — Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet Zikir, Yesevi öğretisinin temel taşlarından biridir. Bu hikmet, sürekli Allah’ı anmanın, kalbi manevi aydınlığa kavuşturduğunu ve ruhsal dinginlik sağladığını vurgular. Zikrin, müridi gafletten uyandırarak, Allah ile sürekli bir bağ kurmasını sağladığını belirtir. Kalbin zikirle […]
Dervişlik dedikleri, hırka ile taç değil. Gönül almaktır dervişlik, sabır ile aç değil. — Yunus Emre, Divan / İlahiler Yunus, dervişliğin dışsal sembollerle (hırka, taç) sınırlı olmadığını, asıl dervişliğin içsel bir durum olduğunu belirtir. Gerçek derviş, gönül kırmayan, insanları incitmeyen, hoşgörülü ve sabırlı olandır. Sabır, tasavvuf yolunda karşılaşılan zorluklara karşı metanet göstermek, nefsin arzu ve […]
Kendi ayıbını görmeyen, başkasının ayıbını kınamaya kalkışmasın. Nefsini bilen Rabbini bilir; içini temizlemeyen dışını süslese ne fayda? — Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet Bu hikmet, tasavvuftaki ‘nefs muhasebesi’ ve ‘kalp temizliği’ kavramlarının önemini ortaya koyar. İnsanların önce kendi kusurlarını görmesi ve gidermesi gerektiğini, başkalarını yargılamadan önce kendi iç dünyasını arındırması gerektiğini öğütler. Gerçek bilginin ve marifetin, […]
Yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü. — Yunus Emre, Divan / İlahiler Bu, Yunus Emre’nin ve tasavvufun evrensel sevgi ilkesinin en bilinen ifadesidir. İnsanın, Allah’a olan sevgisini tüm yaratılmışlara yayması gerektiğini anlatır. Her varlıkta Allah’ın bir tecellisini görmek, onlara karşı merhamet ve şefkat duymayı gerektirir. Bu ilke, ayrım gözetmeksizin tüm insanlara, hatta tüm canlılara karşı hoşgörü ve […]
Halka hizmet etmeyen, Hakka hizmet etmiş sayılmaz. Yetimlerin başını okşayan, fakirlerin elinden tutan, gönlü kırıkların dermanı olan gerçek erenlerdir. — Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet Yesevi’nin düşüncesinde, ilahi aşk sadece zikir ve ibadetle sınırlı değildir; aynı zamanda insanlara hizmetle de tezahür eder. Bu hikmet, tasavvufun sosyal boyutunu öne çıkarır. Yoksullara, yetimlere ve düşkünlere yardım etmeyi, onların […]
Şeriat tarikat yoldur varana, hakikat marifet andan içeri. — Yunus Emre, Divan / İlahiler Bu ifade, tasavvuf yolundaki mertebeleri özetler. Şeriat, zahiri kurallar ve ibadetlerdir; tarikat ise bu kuralları uygularken manevi bir yolculuğa çıkmaktır. Ancak Yunus, asıl hedefin hakikat ve marifet olduğunu belirtir. Hakikat, Allah’ın mutlak varlığını ve O’nunla olan ilişkiyi deneyimsel olarak idrak etmek; […]
Gönlünde dünya sevgisi olanın Hak sevgisi eksiktir. Hakikat arayan, nefsini terbiye etmeli, dünya malından yüz çevirmelidir. — Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet Bu hikmet, tasavvufun temel ilkelerinden olan zühd ve takvayı vurgular. Dünya sevgisinin kalpteki ilahi aşkı gölgelediğini belirtir. Gerçek kulluğun, nefsin arzularından arınmak ve mal, mevki gibi geçici heveslerden uzak durmakla mümkün olduğunu anlatır. Ahmet […]
Çalab’ım bir ev yapmış, gönül anın yapısı. Her kim gönül yıkarsa, Hak ona kıyar mı hiç? — Yunus Emre, Divan / İlahiler Yunus’a göre gönül, Allah’ın tecelli ettiği, O’nun evi hükmünde olan kutsal bir mekândır. Bir gönlü yıkmak, incitmek, doğrudan Allah’a karşı gelmek gibidir. Bu söz, tasavvuftaki insan sevgisinin ve hoşgörünün temelini oluşturur. Yaratılan her […]