İslam büyüklerinden seçilmiş hikmetli sözler ve öğütler
Nimete şükretmek, o nimetin elden çıkmasına karşı bir kalkandır. Bela ve musibete sabretmek ise, kalbin huzurunu koruyan bir zırhtır. — İmam Gazali, İhyâu Ulûmi’d-Dîn İmam Gazali, şükür ve sabrın mümin hayatındaki vazgeçilmez önemini vurgular. Şükür, Allah’ın verdiği nimetleri fark edip kıymetini bilmek ve bunları hayırlı işlerde kullanmaktır. Bu, nimetlerin artmasına vesile olur ve onların devamını […]
Rızkını helal yoldan ara ve gerisini Allah’a bırak. Tevekkül, sebepsiz boş durmak değil, sebeplere sarıldıktan sonra kalben Allah’a güvenmektir. — İmam Gazali, İhyâu Ulûmi’d-Dîn Tevekkül, tasavvufun önemli mertebelerindendir ve Gazali’ye göre yanlış anlaşılmamalıdır. Kul, üzerine düşen gayreti göstermeli, meşru yollardan çabalamalıdır. Ancak sonuçları tamamen Allah’ın iradesine bırakmalı, kalbini endişelerden arındırmalıdır. Bu, kişinin iç huzurunu artırır […]
Kalp, paslanan bir ayna gibidir. Zikir ve fikirle temizlenmedikçe, hakikati yansıtamaz. — İmam Gazali, İhyâu Ulûmi’d-Dîn Gazali, kalbin manevi bir ayna olduğunu ve ilahi hakikatleri ancak temiz olduğunda yansıtabileceğini anlatır. Günahlar, gaflet ve dünya sevgisi kalbi paslandırır, yani karartır. Tasavvufi yolda zikir (Allah’ı anma) ve fikir (derin düşünme, tefekkür), kalbi bu paslardan arındıran en etkili […]
Amelsiz ilim, meyvesiz ağaç gibidir. İlim seni Allah’a yaklaştırmazsa, o senin için bir yüktür. — İmam Gazali, İhyâu Ulûmi’d-Dîn İmam Gazali’nin bu sözü, tasavvufta ilmin pratik uygulamaya dökülmesinin zaruretini belirtir. Sadece bilgi edinmek yeterli değildir; bu bilginin kalpte yaşanması ve davranışlara yansıması esastır. Amel, ilmin ruhudur ve onu canlı kılar. Bir âlimin bildiği hakikatleri yaşamaması, […]
Dünya, bir köprüdür; üzerinden geç, üzerinde durma. Zira üzerinde duran helak olur, geçip giden ise kurtulur. — İmam Gazali, İhyâu Ulûmi’d-Dîn Gazali, bu sözüyle dünyanın geçiciliğini ve aldatıcı niteliğini vurgular. Tasavvufi bakış açısıyla dünya, ahirete ulaşmak için bir vasıtadır; bir amaç değil. Dünyevi hazlara ve mal varlığına aşırı bağlanmak, kalbi karartır ve kişiyi asıl hedeften, […]
Nefsini bilen Rabbini bilir. Nefsini bilmeyen ise kendini bilmez, Rabbini de bilemez. — İmam Gazali, İhyâu Ulûmi’d-Dîn Bu hikmet, tasavvufun temel taşlarından olan nefs tezkiyesine işaret eder. İmam Gazali’ye göre, insanın kendi iç dünyasına yönelmesi, zaaflarını, arzularını ve yanılgılarını idrak etmesi, Allah’a giden yolda ilk adımdır. Nefsin isteklerinden arınarak kalbi saf hale getirmek, ilahi hakikatlerin […]
Aşk, ayrılığı ortadan kaldırır. İki âşık bir olunca, araya ikilik giremez. — Mevlana Celaleddin Rumi, Divan-ı Kebir Mevlana’ya göre ilahi aşk, tüm ikilikleri ve ayrılıkları ortadan kaldıran yüce bir kuvvettir. İnsanlar arasındaki ve insan ile Yaradan arasındaki tüm mesafeler, aşkın kudretiyle silinir. Gerçek âşık, kendini ve sevdiğini ayrı varlıklar olarak görmekten öteye geçip, bir ve […]
Dışarıda aradığın huzur, senin kendi içindedir. — Mevlana Celaleddin Rumi, Mesnevi İnsan genellikle mutluluğu ve huzuru dış faktörlerde, maddi kazanımlarda veya başkalarının onayında arar. Mevlana ise bu yanılgıya dikkat çeker ve gerçek huzurun kaynağının kişinin kendi içinde olduğunu belirtir. Dış koşullar ne olursa olsun, içsel bir dinginliğe ve teslimiyete ulaşmak, kalbi ilahi nurla doldurmakla mümkündür. […]
Hamdım, piştim, yandım. — Mevlana Celaleddin Rumi, Divan-ı Kebir Bu veciz ifade, Mevlana’nın tasavvufi yolculuğunun ve insan ruhunun tekamül sürecinin özlü bir özetidir. ‘Hamdım’, nefsin cahillik ve olgunlaşmamışlık halini; ‘piştim’, riyazat, çile ve ilahi aşkın ateşiyle nefsin terbiye edilmesini, olgunlaşmasını; ‘yandım’ ise, benliğin tamamen eriyerek ilahi aşka gark olmasını, fenafillah (Allah’ta yok olma) mertebesine ulaşmasını […]
Dünyanın gamına dalanlar, aslında kendi içlerindeki hazineyi görmeyenlerdir. — Mevlana Celaleddin Rumi, Mesnevi Mevlana, dünyevi kaygıların ve hırsların insanı gerçek mutluluktan alıkoyduğunu belirtir. Maddi varlıklara ve geçici zevklere bağlanmak, kişinin kendi ruhundaki manevi zenginliği, yani ilahi aşkı ve huzuru fark etmesini engeller. Gerçek hazine, dışarıda değil, insanın kendi kalbinde saklıdır. Dünya gamına dalmak, bu içsel […]