İslam büyüklerinden seçilmiş hikmetli sözler ve öğütler
Vuslat, benliğin perdesini aradan kaldırmakla mümkündür; zira O her an seninledir. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bistami, Allah’a vuslatın, aslında yeni bir varış değil, var olan birliği idrak etmek olduğunu belirtir. Kul ile Allah arasındaki tek engel, kulun kendi benliği, yani nefsidir. Benlik perdesi kalktığında, kul ilahi hakikatin her an ve her yerde mevcut olduğunu anlar. […]
Halkın içinde Allah ile ol, halktan uzaklaşmak bir marifet değildir. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bu söz, inziva ve toplumdan uzaklaşma yerine, toplum içinde aktif olarak yaşarken dahi kalben Allah ile birlikte olmanın önemini vurgular. Gerçek marifet, insanlardan kaçmakla değil, dünya işleriyle meşgul olurken bile kalbi ilahi zikirden ve murakabeden ayırmamakla elde edilir. Bistami, müminin her […]
Sırlar ancak sırra layık olanlara açılır. Herkesin bildiği sır, sır olmaktan çıkar. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bistami, ilahi sırların ve batıni bilgilerin herkese açık olmadığını, ancak belirli bir manevi olgunluğa ve ehliyete sahip olanlara ifşa edildiğini ifade eder. Bu sırlar, kişinin içsel arınma ve manevi yükseliş yolculuğunda katettiği mesafeye göre açığa çıkar. Hakikatin derin katmanlarına […]
Dünya, seni bırakmadan sen onu bırak. Çünkü dünya seni bırakırsa elinden bir şey gelmez, sen onu bırakırsan her şey eline gelir. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bu hikmetli söz, tasavvuftaki zühd anlayışını özetler. Bistami, dünyanın geçici cazibelerinden ve bağımlılıklarından gönüllü olarak vazgeçmenin önemini vurgular. Kişi, dünya nimetlerine sarılıp onlara esir olduğunda, gerçek manevi kazançlardan mahrum kalır. […]
Marifet, O’nu bilmek değil, O’nunla olmaktır. Aşk ise O’ndan gayrı her şeyi terk etmektir. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bistami, marifeti sadece bilgi düzeyinde değil, bizzat ilahi varoluşla birleşme hali olarak tanımlar. Gerçek bilgelik, teorik bilgiden ziyade, Allah ile sürekli bir hâl içinde olmaktır. Aşk ise bu birleşmenin temelidir; kulun kalbinden Allah’tan başka her şeyi çıkarması, […]
Allah’ı aradım, O’nu kendi kalbimde buldum. Dışarıda arayanlar yalnızca yorgunluk bulurlar. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bistami bu sözüyle, ilahi hakikatin dış dünyada değil, insanın kendi iç âleminde, kalbinde tecelli ettiğine işaret eder. Tevhidin derin idrakine ulaşmak için dışsal ritüeller veya dünya nimetleri peşinde koşmak yerine, içsel bir yolculukla kendi özüne dönülmesi gerektiğini vurgular. Gerçek arayış, […]
Otuz yıl nefsime baktım, onu Allah’tan uzaklaştıran bir perde buldum. Sonra gördüm ki nefsime bakışım bile bir perdedir. — Bayezid-i Bistami, Kelimât Bu söz, Bayezid-i Bistami’nin fena (yok oluş) mertebesine ulaşma çabasını ve nefsle mücadelesini anlatır. İlk başta nefsi, ilahi hakikat ile arasına giren bir engel olarak görmüş, ancak daha derin bir idrakle, bu engeli […]
Haqiqat-i Muhammadiyya, bütün varlıkların kendisinden sudur ettiği ve bütün kemalatın onda toplandığı hakikattir. Âlemlerin yaratılış sebebi ve varoluşun sırrı O’nun nurundadır. — İmam Rabbani, Mektubât İmam Rabbani, ‘Haqiqat-i Muhammadiyya’ (Muhammedî Hakikat) kavramına özel bir önem atfeder. Ona göre bu, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) nurani ve ezelî hakikatidir ki, tüm peygamberlerin nuru ve tüm varoluşun özü ondan […]
Amellerin ruhu ihlastır. İhlas olmadan yapılan nice ibadetler, kabuktan ibaret kalır ve Allah katında bir değer taşımaz. Kalbi sadece Allah’a yöneltmek, her işin başı ve sonudur. — İmam Rabbani, Mektubât İmam Rabbani, bütün ibadet ve amellerin kabul şartı olarak ihlası gösterir. İhlas, bir ameli sadece Allah rızası için yapmak, gösterişten, riyadan ve dünyevi çıkarlardan uzak […]
Bu dünya, ahiretin tarlasıdır. Burada ekilenler, orada biçilecektir. Bu hakikati unutup dünyaya aldanmak, ebedi felakete davetiye çıkarmaktır. — İmam Rabbani, Mektubât İmam Rabbani, dünyanın geçici ve aldatıcı doğasını sıkça hatırlatarak, müminleri ahiret odaklı bir yaşama teşvik eder. Dünya hayatının, ebedi olan ahiret hayatı için bir hazırlık ve sınav alanı olduğunu vurgular. Salih ameller işlemek, Allah’ın […]