İslam büyüklerinden seçilmiş hikmetli sözler ve öğütler
Nefsinizi terbiye etmedikçe ruhunuzun yükseldiğini göremezsiniz. Nefs, daima aşağılara çekerken, ruh ilahi âlemlere yükselmeyi arzu eder. — Abdülkadir Geylani, Fütûhu’l-Gayb Abdülkadir Geylani bu sözünde, tasavvuf yolculuğunun temel direklerinden olan nefs mücadelesine işaret eder. Nefs, insandaki şehvani ve dünyevi arzuların kaynağıdır ve daima kişiyi maddi olana, geçici zevklere yöneltir. Ruh ise, Allah’a olan özlemiyle yüceliklere, manevi […]
Kalbiniz saf olmadıkça dünya size zehir gibi gelir. Kalp saflığına erdiğinizde ise dünya size cennet bahçesi olur, çünkü her şeyde O’nun tecellisini görürsünüz. — Abdülkadir Geylani, Fütûhu’l-Gayb Bu söz, dünyanın gerçek mahiyetinin kalbin içsel durumuna bağlı olduğunu ifade eder. Kalp, dünya sevgisi ve nefsani arzularla kirlendiğinde, dünya bir sıkıntı ve azap kaynağına dönüşür. Ancak kalp, […]
Ey dünya ehli! Kalbinizi dünyadan, bedeninizi de mahlukattan çekin. Rabbinize tevekkül edin ki, O sizin hem dünyanız hem de ahiretiniz olsun. — Abdülkadir Geylani, Fütûhu’l-Gayb Bu hikmet, kalbin dünya malına ve geçici zevklerine bağlanmasının önüne geçmeyi öğütler. Gerçek kurtuluşun, tüm varlığıyla Allah’a teslim olmakta yattığını vurgular. Kulun, rızkını ve geleceğini yalnızca Yaratıcı’dan beklemesi, O’na güvenmesi, […]
Her şey birbiriyle bağlantılıdır; ayrı gibi görünen her parça, tek bir bütünün yansımasıdır. Vahdeti idrak eden, ikilik perdesini yırtar. Gördüğün her surette, O’nun yüzünü ara. — Şems-i Tebrizi, Makâlât Şems’in düşünce dünyasında vahdet, yani varlığın birliği ilkesi merkezi bir yer tutar. Tüm evren ve içindeki her şey, tek bir ilahi kaynaktan gelen tecellilerdir. İkilik ve […]
Büyüklük, kendini küçültmekte gizlidir. Yükselmek isteyen, önce alçalmayı öğrenmelidir. Bir damla su, okyanusta kendini unuttuğunda okyanus olur. — Şems-i Tebrizi, Makâlât Şems-i Tebrizi’ye göre tevazu, ilahi olana ulaşmanın ve hakikati idrak etmenin en önemli erdemlerinden biridir. Benliği ve egoyu terk etmek, kişinin ilahi varlıkla birleşmesine giden yolu açar. Kendini büyük gören, aslında hakikatten uzaklaşır ve […]
Sabır, sadece beklemek değil, aynı zamanda beklerken neye dönüştüğünü bilmektir. Ateş, altını arındırır; sabır da ruhu. Gerçek sabır, acının içinde şükrü bulmaktır. — Şems-i Tebrizi, Makâlât Tasavvufta sabır, pasif bir bekleyişten ziyade, zorluklar ve imtihanlar karşısında metanetli olmak ve ilahi takdire rıza göstermek anlamına gelir. Şems’e göre sabır, ruhu arındıran, olgunlaştıran ve kemale erdiren bir […]
Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir. Dönüşümden korkan, kendi ruhunun daracık kafesinde mahsur kalır. Her bitiş, yeni bir başlangıcın müjdecisidir. — Şems-i Tebrizi, Makâlât Şems-i Tebrizi, hayatın ve varoluşun sürekli bir akış ve dönüşüm içinde olduğunu vurgular. İnsanın ruhsal gelişiminin temelinde değişim ve dönüşüme açık olmak yatar. Konfor alanından çıkmak, eski alışkanlıkları ve düşünceleri terk etmek, […]
Konuşulacak her şey, sükûtun gölgesinde saklıdır. Kelimeler, anlamı bozabilir; sükût ise hakikati çıplak bırakır. Hakiki sohbet, gönülden gönüle sükût ile olandır. — Şems-i Tebrizi, Makâlât Tasavvufta sükût, sadece fiziksel olarak konuşmamak değil, aynı zamanda kalbin ve zihnin dünya meşgalelerinden arınarak ilahi olana odaklanması halidir. Şems’e göre kelimeler, sınırlayıcı ve yanıltıcı olabilirken, sükût hakikatin derinliğini ve […]
Kader, çabalayanın yoldaşıdır, oturanın değil. Kaderden şikayet eden, aslında kendi tembelliğinden şikayet eder. Her an, yeniden yazılma ihtimali taşıyan bir kaderin kapısıdır. — Şems-i Tebrizi, Makâlât Şems, kaderi pasif bir yazgı olarak değil, insanın iradesi ve çabasıyla şekillenen dinamik bir süreç olarak görür. İnsan, kendi kaderini ilahi irade ve kendi gayretiyle birlikte inşa eder. Kaderden […]
Kendi içinde kaybolan, dışarıda aradığı her şeyi kendi içinde bulur. Kendini tanımayan, Rabbi’ni de tanıyamaz. Varlığın sırrı, kendi nefsinde gizlidir. — Şems-i Tebrizi, Makâlât Şems-i Tebrizi’ye göre insanın kendini bilmesi, ilahi hakikati idrak etmenin ilk ve en temel adımıdır. Kendi iç dünyasına dönen, nefsini arındıran kişi, evrenin ve yaratıcının sırlarını kendi özünde keşfeder. Dış dünyada […]