İslam büyüklerinden seçilmiş hikmetli sözler ve öğütler
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı. Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz. — Yunus Emre, Divan / İlahiler Bu beyit, sözün gücünü ve etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyar. Yunus, sözün sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda yıkıcı veya yapıcı olabilen muazzam bir enerji taşıdığını belirtir. Kötü bir […]
İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır? — Yunus Emre, Divan / İlahiler Yunus, bilginin gerçek amacının dışsal ezberler veya yüzeysel öğrenmeler olmadığını söyler. Hakiki ilim, insanın kendi özünü, yaratılış gayesini ve Allah ile olan ilişkisini idrak etmesidir. Kendini bilmek, nefsini tanımak, zaaflarını ve potansiyellerini fark etmek demektir. Bu içsel […]
Yetmiş iki milletin cümlesine kurban ol! — Yunus Emre, Divan / İlahiler Yunus Emre’nin evrensel insan sevgisini ve hoşgörüsünü ifade eden bu söz, tüm insanlığa ayrım gözetmeksizin hizmet etmenin ve fedakârlıkta bulunmanın önemini vurgular. Milliyet, din, dil veya ırk fark etmeksizin her insanın değerli olduğunu ve sevgiye layık olduğunu belirtir. Gerçek dervişlik, kendi benliğini aşarak […]
Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi? Mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan. — Yunus Emre, Divan / İlahiler Bu söz, dünyanın geçiciliğini ve mal mülk hırsının boşluğunu ele alır. Yunus, insanın dünya nimetlerine aşırı bağlanmasının anlamsızlığını vurgular. Gerçek sahip Allah’tır ve her şey O’na aittir. İnsanın elindeki her […]
Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil. — Yunus Emre, Divan / İlahiler Yunus, ibadetlerin şeklinden çok, özüne ve ahlaki boyutuna vurgu yapar. Kalp kırmak, yani bir insana zarar vermek veya onu incitmek, Allah’a giden yolda en büyük engellerden biridir. Gerçek ibadet, sadece namaz kılmak, oruç tutmak gibi zahiri eylemlerden ibaret değildir; aynı […]
Bir ben vardır bende, benden içeru. — Yunus Emre, Divan / İlahiler Bu söz, Yunus’un tasavvufi derinliğini ve vahdet-i vücut anlayışını yansıtır. İnsanın görünen benliğinin ötesinde, ilahi bir özün, hakiki bir ‘Ben’in varlığına işaret eder. Bu içsel ‘Ben’, nefsin ve egonun sınırlarını aşan, mutlak varlık ile bir ve aynı olan ilahi ruhtur. Kişi, bu içsel […]
Aşk imiş her ne var âlemde, ilim bir kıyl ü kal imiş. — Yunus Emre, Divan / İlahiler Yunus Emre’ye göre, varoluşun özü ve hakikati ilahi aşktır. Bilgi, şekli ve zahiri bir nitelik taşırken, aşk varlığın derinliklerine nüfuz eden, her şeyi kuşatan ilahi bir enerjidir. Gerçek idrak, sadece akıl yoluyla değil, kalbin aşkla açılmasıyla mümkündür. […]
Marifet, sadece akılla elde edilen bir bilgi değil, kalbin Hakk ile birleşmesiyle ulaşılan bir idrak halidir. O, tecrübe ve yaşantı yoluyla elde edilen ilahi sırlara vakıf olmaktır. — İbn Arabi, Fütûhât-ı Mekkiyye İbn Arabi’ye göre marifet, kuru bir teori veya entelektüel birikimden öte, bizzat yaşanarak ve deneyimlenerek elde edilen ilahi bilgidir. Bu bilgi, akıl yürütme […]
Hüzün, kalbin saflığını artıran, insanı kendi hiçliğine yaklaştıran ve Hakk’a yönelten ulvi bir haldir. O, manevi yükselişin kapısıdır. — İbn Arabi, Fütûhât-ı Mekkiyye İbn Arabi, hüznü sadece olumsuz bir duygu olarak değil, ruhsal bir arınma ve yükselme aracı olarak görür. Hüzün, kulun kendi aczini ve fâniliğini idrak etmesine, dünya bağlarından sıyrılarak ilahi hakikate yönelmesine vesile […]
Hakk, hem zahirdir hem batın. Her şeyde görünen O’nun zahiridir; her şeyin içindeki gerçeklik ise O’nun batınıdır. İkisi birbirinden ayrı değil, bir ve aynı hakikatin iki yüzüdür. — İbn Arabi, Fütûhât-ı Mekkiyye İbn Arabi, Allah’ın hem görünen (zahir) hem de gizli (batın) olduğunu ifade eder. Zahir, evrendeki tüm yaratılmışlıkta, duyularla algılanan her şeyde kendini gösteren […]