İslam büyüklerinden seçilmiş hikmetli sözler ve öğütler
Her an, Hakk’ın yeni bir tecellisidir; basiret gözüyle bakmayı bilene kainat, O’nun ayetleriyle doludur. — Necmeddin Kübra, Fevâihu’l-Cemâl Bu söz, Allah’ın her an kendini farklı ve taze bir biçimde gösterdiğini ifade eder. Sıradan bir gözle bakıldığında sadece maddi dünya görülürken, basiret gözüyle yani içsel idrakle bakan kişi, her zerrede, her olayda, her yaratılışta ilahi kudretin, […]
Nefsin arzularını terk etmedikçe, ruhun kanatları özgürlüğe kavuşamaz. Gerçek hürriyet, benliğin esaretinden kurtulmaktır. — Necmeddin Kübra, Fevâihu’l-Cemâl Tasavvufun temel prensiplerinden olan nefs tezkiyesi, burada vurgulanır. Nefsin istekleri, insanı dünyevi bağlara hapseder ve ruhun yükselişine engel olur. Bu arzuların terk edilmesi, yani onlara boyun eğmeme, bireyin içsel özgürlüğe ulaşmasını sağlar. Gerçek özgürlük, dışsal kısıtlamalardan ziyade, benliğin […]
Kalbini zikrullah ile dirilt ki, Hakk’ın tecellileri sana perdesiz görünsün. Zira kalp, Allah’ın evidir ve ancak zikirle cilalanır. — Necmeddin Kübra, Fevâihu’l-Cemâl Bu hikmet, kalbin manevi hayatının anahtarı olarak zikri işaret eder. Zikrullah, kalbi gaflet uykusundan uyandıran, onu paslardan arındıran ilahi bir nurdur. Kalp, bu nur ile cilalandıkça, ilahi hakikatlerin ve tecellilerin idrakine açılır. Böylece […]
Gerçek âşık, sevgilisinden bir karşılık beklemeyendir. Onun tek arzusu, sevgilisinin hoşnutluğudur. — Rabia el-Adeviyye, Dualar ve İlahiler Rabia’nın bu sözü, ilahi aşkın en saf ve karşılıksız biçimini tanımlar. Gerçek aşık, sevdiğinden herhangi bir karşılık, ödül veya menfaat beklemeyen kişidir. Onun tek gayesi, sevdiğinin hoşnutluğunu kazanmak ve O’nun rızasına ermektir. Bu, kendi isteklerini bir kenara bırakıp […]
Gönlümde senin için bir ev yaptım, kapısını kapattım. Artık ne dünya girebilir içeri, ne de ahiret. Orada sadece sen varsın. — Rabia el-Adeviyye, Dualar ve İlahiler Bu derin söz, Rabia’nın Allah ile olan mahrem ve eşsiz ilişkisini gözler önüne serer. Kalbini, sadece Allah’a ayrılmış bir ev olarak tasvir eder. Bu ev, dünyanın geçici zevklerinden ve […]
Allah’tan korkarım, ama O’nu sevmeyi daha çok isterim. Korkum, beni günahlardan alıkoyar; sevgim ise O’na yaklaştırır. — Rabia el-Adeviyye, Dualar ve İlahiler Bu ifade, tasavvuftaki ‘havf ve reca’ dengesini mükemmel bir şekilde özetler. Rabia, Allah’tan duyduğu korkunun, kendisini günah işlemekten alıkoyan bir terbiye aracı olduğunu belirtirken, O’na olan sevgisinin ise yakınlaşma ve vuslat arayışını tetiklediğini […]
Benim günahlarım bir dağ gibi olsa da, Allah’ın rahmeti denizler kadar geniştir. Asıl mesele, o rahmete layık bir kalp ile yönelmektir. — Rabia el-Adeviyye, Dualar ve İlahiler Rabia bu sözüyle, kulun günahlarının büyüklüğü ne olursa olsun, Allah’ın rahmetinin sınırsızlığını hatırlatır. Ancak bu rahmete nail olabilmek için kulun önce kendi aciziyetini ve günahkarlığını idrak etmesi, ardından […]
Gecelerimi ibadetle geçirdiğimde, kalbimde O’ndan başka bir şey olmasın. Eğer bir zerre kadar bile benlik kalırsa, o ibadet boşunadır. — Rabia el-Adeviyye, Dualar ve İlahiler Bu söz, ibadetin özündeki ihlas ve benlikten arınma gerekliliğini vurgular. Rabia’ya göre, ibadetin değeri sadece şeklinden değil, kalpteki niyetin saflığından gelir. Eğer ibadet esnasında kulun kalbinde Allah’tan başka bir düşünce, […]
Kulun Allah’a en yakın olduğu an, O’nun takdirine tam teslimiyet gösterdiği andır. Benim için ne dilemişse O, en hayırlısı odur. — Rabia el-Adeviyye, Dualar ve İlahiler Rabia bu sözünde, kulun Allah’a olan tam tevekkülünü ve rızasını dile getiriyor. Gerçek yakınlık, kişinin kendi iradesini tamamen ilahi takdire teslim etmesiyle mümkündür. Kul, başına gelen her şeyin Allah’tan […]
Ey dünya, sen beni meşgul ediyorsun. Sana sahibim diyenler yalan söylüyor. Eğer sen benim olsaydın, beni Allah’tan alıkoymazdın. — Rabia el-Adeviyye, Dualar ve İlahiler Bu hikmetli söz, dünya sevgisinin kalpte Allah sevgisiyle bir arada bulunamayacağını vurgular. Rabia’ya göre, dünya malına ve süsüne kapılmak, insanı gerçek gayesinden, yani Allah’a yakınlaşmaktan alıkoyar. Gerçek zühd, dünyanın elden çıkması […]